Arşiv Anasayfa Kemah
Sayfalar: 1
MURATBOYNU KÖYÜ By: DostCan Date: February 02, 2008, 04:45



MURATBOYNU KÖYÜ eski adıyla URFAT ile ilgili bilinen tarihi kayıtlarda ilk olarak 1516’da 14 haneden oluşan bir köy olarak yer almıştır. 1568 tarihinde Osmanlı Devletince DERBENT hizmetiyle görevlendirilmiştir.

Köy ile ilgili bilinen eski bir kayıtta Köy Camisinin 1202’de HACI İZZET PAŞA tarafından yapıldığı bilgisi yer almaktadır.

Tahrir Defter’lerindeki kayıtlara göre, Köy 1516’da 14 hane,1530’da 15 hane,1568’de 31 hane ve 1591’de 45 hane idi. 1568’de köyün zirai yönden hayli gelişmiş olduğu, buğday, arpa, darı, bal, şıra, pamuk ve bostan ürünlerinin yetiştiği, gelirinin de 1591’de 18700 Akça olduğu tesbit edilmiştir. Gelirinin 1516’da 8000, 1530’da 7900, 1568’de 8000 ve 1591’de 18700 Akça olduğu kaydedilmektedir.

1568 tarihli defterde ahalisinin Derbend Hizmeti ile görevlendirildiğini belirten şöyle bir kayıt vardır:
“Ab-ı Fırat üzerinde karye-i mezbure kurbunde memerr-i nas derbend gayet sa’bu’l-murur olup madam tamir ve termine muhtac olmağın mukabelesinde avarız-ı divaniyye ve tekalif- i örfiyyeden muafiyetleri defter-i cedide kayd olundu.”Günümüz türkçesiyle karşılığı:” Fırat nehri üzerinde adı geçen köyün yakınında insanların gelip geçtiği yol üzerinde sarp bir boğaz önünde kurulan bu köprü ve yolun korunması ve bakımını üzerlerine almaları karşılığında mali vergilerden muaftırlar.”

1591 tarihli defterde bulunan bir kayıtda ise bu köyün derbend mahalline uzak olmasından dolayı, ahalisinin derbendcilikten çıkarıldığı ve Postu köyü halkının derbendci tayin edildiği belirtilmektedir.
Yine aynı kayıtlarda, halen köye bağlı Ağaba Mezrası hakkında müstakil bir köy olarak bahsedilmekte olup,1516 da viran bir halde bulunan ve yıllık hasılı tahminen 2000 akça olan köyün geliri, Yar Ahmed ve Pir Ali adlı sipahilere tahsis edilmişti. 1530’da 2 hane, 1568’de 9 hane ve 1591’de 18 hane olan Köyün geliri 1530’da 1900, 1568’de 3000,  1591’de 5600 Akça olarak belirtilmiştir.

Köy, Cumhuriyetle başlayan tarihlerde  110 hane ve ilçenin büyük köylerinden biriymiş. Köy İlkokulu 1938’de açılmıştır.
Yine yakın tarihde köyde, 5000 Küçükbaş Hayvan, 400 Büyükbaş ve 200 Binek Hayvan bulunmaktaydı. O dönemlerde Sürü Sahipleri Haziran ayından başlamak suretiyle Kızılpınar’dan başlayıp Sohmarik, Çakşırlı ve Mancik’e kadar uzanan uçsuz bucaksız yaylalarda sürü otarırlarmış. Yayla dönüşü kışlak olarak da, Taşdibi, Kalemis, Uru Çayı, Vaslı Çayı ve Çaşkur’u kullanırlarmış.

Köyümüzün büyüklerinden Sadi ARPACI’ nın anlattıklarına göre, bu yaylalarda Çatalçeşme, Güneyin Çeşme, Kızılpınarı, Karapınar, Fate Suyu ve Sıçanın Çukur Çeşmesi gibi şeker tadı suyuyla nice soğuk suların olduğu; Eskiden Sohmarik’den gelen Dersim Yolu bu köyün içinden geçermiş. O taraftan tuz almak için Kömür Tuzla’sına 200-300’e varan hayvanın olduğu kervan katarları gelip geçermiş köylerinden ve geceye denk geldiği vakitlerde “Tanrı Misafiri” addedip hanelerini ve odalarını açarlarmış kervancılara.

O vakitler köyde, Büyükdere üzerine kurulan 3 su değirmeni varmış. Bunlar Hacıoğullarının Değirmeni, Musaoğullarının Değirmeni ve el’an faal durumda olan Salih Efendi’nin Değirmeni imiş.
Köyümüzün yetiştirdiği birçok insan bulunmaktadır. Hacı Kasım Efendi, Türk Osman Paşa ve Hacı İzzet Paşa gibi tarihi kişiler ile birlikte, Muratboynu toprakları, yetiştirdiği hayli imtiyazlı ve asil insanlarıyla, iftihara hakkı olan bir Osmanlı karyesidir.

Köy insanı Osmanlı Dönemi itibariyle İstanbulda yerini almış, hatta İstanbulun işgali sırasında İngilizlere karşı ciddi mücadeleler verdikleri bilinmektedir. Köy insanı çok eskiden beri İstanbulda olmasına ramen İstanbulu mesken tutmamış ve yatırım yapmamıştır.

1980’li yıllarda başlayan ve Türkiyemizinde genel yaygın bir durum haline alan Göç dalgası ile Köyden Kente Göç Dalgası ile Köy Nufusu ciddi düzeyde azalmıştır