Arşiv Anasayfa Hüseyin Yılmaz Garip Özel Bölümü
Sayfalar: 1
Kur'ân-ı Kerîmin Ma'nâsı (Tefsirler) By: Garip Date: April 18, 2008, 06:00
      KUR'ÂN-I KERÎMİN MA'NÂSI
                 'Tefsirler'
 
       Ömer “radıyallahü anh” bir yerden geçerken, Resû- lullahın “sallallahü  aleyhi  ve  sellem”, Ebû  Bekr-i  Sıddîka “radıyallahü anh” birşey  anlatdığını  gördü. Yanlarına gidip dinledi. Sonra, başkaları da gördü ise de, gelip dinlemeğe çekindiler. Ertesi gün, Ömeri “radıyallahü anh” görünce; (Yâ Ömer! Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” dün size bir şey anlatıyordu. Bize de söyle, öğrenelim) dediler.  Çünki, dâimâ; (Benden  duyduklarınızı, din  kardeşlerinize de  anlatınız !  Birbirinize  duyurunuz!)  buyururdu. Ömer “radıyallahü anh”; (Dün Ebû Bekr “radıyallahü anh” Kur’ân-ı  kerîmden  anlıyamadığı  bir âyetin ma’nâsını sormuş, Resûlullah “sallallahü aleyhi  ve  sellem”, ona  anlatıyordu. Bir  sâat dinledim, birşey  anlıyamadım) dedi. Çünki, Ebû Bekrin yüksek derecesine göre anlatıyordu. Ömer “radıyallahü  anhümâ”, o  kadar  yüksek  idi  ki, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”; (Ben,Peygamberlerin sonuncusuyum. Benden sonra Peygamber gelmiyecekdir. Eğer benden  sonra  Peygamber  gelseydi, Ömer  Peygamber olurdu) buyurdu. Böyle  yüksek  olduğu  hâlde  ve arabîyi çok iyi bildiği hâlde,Kur’ân-ı kerîmin tefsîrini bile anlıyamadı. Çünki, Resûlullah “sallallahü  aleyhi  ve  sellem”, herkese, derecesine göre anlatıyordu. Ebû Bekrin derecesi, ondan çok dahâ yüksekdi. Fekat bu da, hattâ Cebrâîl“aleyhisselâm” dahî,  Kur’ân-ı  kerîmin  ma’nâsını, esrârını, Resûlullaha sorardı. [(Hadîka)da, dil âfetlerini anlatırken buyuruyor ki, (... Resûlullahın, Kur’ân-ı  kerîmin  hepsinin tefsîrini Eshâbına bildirdiğini, imâm-ı Süyûtî haber vermekdedir).]
      Hülâsa, Kur’ân-ı kerîmin ma’nâsını, yalnız Muhammed “aleyhisselâm” anlamış  ve  hadîs-i  şerîfleri  ile bildirmişdir. Kur’ân-ı  kerîmi  tefsîr  eden  Odur. Doğru  tefsîr  kitâbı da, Onun hadîs-i şerîfleridir.

Seâdet-i Ebediyye