Erzincan Manileri By: Samet24 Date: April 24, 2008, 09:40
ÜZÜMLÜ'DE MANİ SÖYLEME GELENEĞİ ve MANİLER
Mani sözcüğüne ilişkin pek çok şey söylenmesine rağmen kaynağı bilinmemektedir. Yörelere göre farklı isimlendirmeleri olan manilere Orta Asya Türklerinde; "mahni", "mane", "çink", "step", "aytipa", "kayım", "çölenk", "koşyo", "aşule" denilirken, Anadolu'da, "mani", "mâna", "mane", "meâni", "meni", "bayatı", "hoyrat", "alagözlü", "ficek" denilmektedir.
"Mâni" sözü arapça ma'nâ (= ma'ni)'dan gelmedir görüşü yanında "...mani kelimesinin 15-16. yüzyıllarda tertiplenen cönklerde "mâ'nî" tarzının yazılmasına bakılırsa, bu sözün "mana"nın Farsça telaffuz şekli olan "mâ'nî" nin Türkçeleşmiş bir şekli olduğunu kabul etmek gerektiği" belirtilmiştir. Şemsettin Sami maniyi: "bir tür değil, ezgi şekli ve nağme olarak" tanımlar.
Anonim halk edebiyatı ürünlerinden mani, sözlü anlatım geleneğiyle bugüne kadar gelmiş, konuları bakımından "niyet-fal (yorum) manileri, sevda manileri, iş manileri, bekçi ve davulcu manileri, İstanbul'da bazı sokak satıcılarının manileri, İstanbul meydan kahvelerinin cinaslı manileri, Doğu Anadolu hikâye manileri, mektup manileri" diye adlandırılır.
Yaptığımız ve yaptırdığımız derlemelerde, mani söyleyicilerinin neredeyse tamamı kadındır. Derleme yaparken, Karakaya ve civarındaki köylerde maniye ficek denilirken, Üzümlü merkezinde mani, meni denildiğini gördük. Kemaliye (Eğin) ilçesinde ise maniler 11 heceli olup, "Ala gözlü" diye adlandırılmaktadır. "Erzincan Manileri" isimli kitabında Ruhi Kara, bu durumu şöyle ifade eder; "mani söyleyicilerine bize mani söylemelerini istediğimizde, ilk önce böyle bir şey bilmediklerini söylediler. Maniden bir örnek verdiğimizde bize söylediğimizin "mani" değil, "ficek" olduğunu belirttiler..."
Çoğu 7 heceli olan mâninin kafiye düzeni aaba düzeninde uyaklı dörtlükten oluşur. Bu uyak düzeniyle mani diğer şiir biçimlerinden ayrılırken, her mani kendi başına bir bütündür. Erzincan'da olduğu gibi Üzümlü ilçemizde de 7 (yedi)'li düz maniler söylenmektedir. "Erzincan ve yöresinde genellikle sevda, gurbet, iş, niyet manileri söylenir... Üzümlü ve köylerinde mani söyleme geleneği günümüzde pek yaygın değildir. Anonim halk edebiyatı sözlü anlatım ürünleri arasında halen varlığını koruyan mani eskiden soğuk kış gecelerinde "kürsü etrafında, düğünde, bağda, bahçede, imecede çalışırken söylenirmiş.
Üzümlü Manilerinden örnekler:
Al çuha yeşil çuha Al elma oyulur mu
Yeşilin gözü çıka Güzelden doyulur mu
Üç gündür görmemişim Güzeli saran kollar
Az kaldıcanım çıka Dünyada yorulur mu
Altın ibrik doldurdum Altın ibrik ıladım
Gözüm yollarda durdum Dış kapıyı suladım
Dediler yârin gelmiş Giderken küsülüydüm
Seğirttim yolda durdum Gelirken karşıladım
Atım gider karadan Armudun irisine
Dağlar kalksın aradan Taş attım birisine
Beni köye yetiştir Anne beni çoban et
Yeri göğü yaradan Kızların sürüsüne
Arpalar filiz oldu Altın güzel bendi yâr
Bu dert bize az oldu Küle döndü benzim yâr
Üzümlü'den çıkalı Nereye gittin gelmedin
Ölüm bize farz oldu Kalbimin veziri yâr
Bağçe barssızdır güler Bahçelerde bamiye
Üzüm arsızdır güler İmrenirim yemeye
İçerim kara bağlamış Sana bir çift sözüm var
Yüzüm arzudur güler Utanırım demeye
Bahçede güller açar Bahçelerde maydanoz
Etrafa koku saçar Maydanozu yoldunuz
Yârim gitti gelmedi Emmimgilin kel goldig
Bu yüzden kaldım naçar Siz mi adam oldunuz
Bahçelerde mon meni Bir ay doğar ne parlak
Verem ettin sen beni Muradımı ver Allah
Nasıl verem olmayam Muradımı verirsen
Eller sarıyor seni Kurban keserim Allah
Bir taş attım kuruna Bizim bağın başındaki kirazı
Akan sular durula Gidin bakın dökülmüşmü birazı
Beni yârdan ayıran Yolladığım mendil mendil çerezi
Yüreğinden vurula Yiyip yiyip inkâr etme sevdiğim
Bu gece yatmamışım Bu zaman ah bu zaman
Uykuya doymamışım Merekte sarısaman
Kirpik seni keserim Eller ne derse desin
Yâr geçmiş duymamışım Gel sarılak bu zaman
Çaya indim daşıyok Çayda çınar ağacı
Yüzük buldum kaşıyok Çift gezer iki bacı
Havada bir kuş gezer Küçüğü ele emek
Benim gibi eşi yok Büyüğü can ilacı
Çay kenarı çim tutar Çıktım eşik arası
İki bacı mum tutar Buldum atlas parası
Birisi şöyle böyle Tez buldum tez yitirdim
Birisi bana yeter Nedir bunun çaresi
Çubuğum var evelikten Dağda geyik izi var
Yılan çektim delikten Evlinin ne yüzü var
Ne doydum ne usandım Canım kurban bekâra
Senin gibi ferikten Şeker gibi sözü var
Dağdan kesdim ardıcı Dağlara geldi bahar
Kınalı parmak ucu Çiçekle doldu bağlar
Dediler yâr evleniyor Toplanın güzel kızlar
Dedim olaydım sağdıcı Mahallede düğün var
Dağ üstünde sarayım Kadir kıymet bilmeze
Yâri kime sorayım Dil meze gerdan meze
Yârdan gelen nâmeyi Dil değil dudak meze
Mendilime sarayım Bilmedim gönül verdim
Ekinim var harmanım yok Elmalar aluçalar
Elimde fermanım yok Al yanak mavu çalar
Yâr yolu g ayet uzak Kız yalnız yola çıkma
Gitmeye dermanım yok Bir avcı seni çalar
Entarinin biçimi Entarisi al basma
Yalan dünya geçimi Alıp duvara asma
Gel yârim konuşalım Sen benim ben senin
Bir sigara içimi Her söze kulak asma
Erzincan selvi direk Evim evim mezire
Suyu nerden indirek Babam benzer vezire
Öyle ahbap bul ki Oğlan kırk vezir olsa
Yâre selâm gönderek Kırk kez yalvarır kıza
Gel tarladan tarladan Gidene bak gidene
Ayak çamur olmadan Gül sarılmış dikene
Annem beni vermiyor Mevlam sabırlar versin
Beşibirlik olmadan Gizli sevda çekene
İbriği aldım ıladım Kadife yastık gadama
Dış kapıyısuladım Sefa geldin odama
Dediler yârin geldi Gelirse güzel gelsin
Koşarak karşıladım Çirkin koymam odama
Kale kaleye bakar Kapısı kanatlıya
Ortasında su akar Ben varmam kır atlıya
Delikanlı dururken Mevlam yazarsa yazsın
İhtiyara kim bakar Boynu kıravatlıya
Kara hergin içinde Karanfil neden olur
Mavi şalvar kıçında Dökülür denden olur
Çok sallanma güzelim Ben ayrılık bilmezdim
Seferberlik içinde Ayrılık senden olur
Keleriç'te dört oda Kemerin baftaları
Ay girdi de buluta Sayamam haftaları
Bu ne biçim zalim yâr Deseler yâr geliyor
Gide beni unuta Kırarım tahtaları
Kızılcığın dalına Kuşburnunun irisi
Peşkir attım yanına Geçti güzel sürüsü
Bülbül güle darılmış Sürüsünden fayda yok
Ben de benim yârime Yaktıbeni birisi
Koyunu koyun gele Mani maniyi açar
Postunu soyun gele Mani bilmeyen kaçar
Allah'ıseverseniz Gelin mani diyelim
Yârimi kovun gele Mani dertleri açar
Mavi hindi setmeli Merdivenim kırk ayak
Al dudaktan öpmeli Kırkına verdim dayak
Geceler on beş saat Deseler yâr geliyor
Yalnız nasıl yatmalı Giderim yalınayak
Nahır önü har gelir Parmağında mühür var
Ben beklerim yâr gelir Yüreğinde kahır var
Yârin beyaz kolları Sen bu elden gideli
Boynuma halkalanır Yemeğimde zehir var
Pencerede tül perde Sarıhindi gıygacına
Perdenin ucu yerde Şeker düyledim ucuna
Can titrer yürek oynar O yâre deyin gelsin
Yâri gördüğüm yerde Bizim bağın ucuna
Sizin düğüne geldim Seher yeli her yerlerden serindir
Yeterince eğlendim Yârdan ayrılanın derdi derindir
Eğlenmekle kalmadım Ağlama güzelim dökme yaşını
Oğluma kız beğendim Gider gelirim yâr Mevlâ kerimdir
Su içen suya kanasın Şu giden nerelidir
Yâr seven içten yansın Ceketi karelidir
Anama haber salın O da mıbenim gibi
O kızıbana alsın Yürekten yaralıdır
Taşta öter çil keklik Üzümlü'nün üzümü
Yâra yazdım bir mektup Dinle benim sözümü
Bir yanıselâm dolu Dinlemezsen sözümü
Bir yanıda hasretlik Göremezsin yüzümü
Ver beşiğin sallayam Yağmur yağar taneler
Gül dalına bağlayam Başıma geldi neler
Anamdan ayrıdüştüm Ölürse çoklar ölsün
Hem deyip hem ağlayam Ölmesin bir taneler
Yüce dağ başında seni beklerim
Yüküm yıkılınca gene yüklerim
Kömür gözlerini sevdiğim yârim
Senden ayrılalıarttıdertlerim
Ynt: Erzincan Manileri By: Admin Date: April 24, 2008, 11:42
güzel paylaşım emeklerine sağlık..